tugba's blog

yapay zekayla kurgu denemesi: giriş

[küçük bir not: bu yazı, yapay zekânın yardımıyla yazıldı. aslında yapay zekâyı işin içine katmamam gerektiğini, bunun bana uzun vadede pek bir fayda sağlamayacağını düşünüyorum ama merakıma yeniliverdim. bu da o merakın bir yan ürünü.]

en son evden biraz hava almak için çıktığımı hatırlıyorum. o an net. kapıyı açtım, gökyüzü griydi. bulutlar içine çökmüş, dokunsan ağlayacak bir çocuk gibi havada asılı duruyor; yarı kapalı dükkân kepenklerinin önünde bekleyen kediler, tehlikeyi sezmişçesine sığınacak bir yer arıyordu. içimden “ben mi boğuluyorum yoksa hava mı,” diye geçirdiğimi hatırlıyorum ama sonrası boşluk. zihnimde bir kesik var, sanki belleğim bir yerden itibaren silinmiş ya da bastırılmış.

iç ses arşivcilerinden kaçınmak için geliştirdiğim bilinçaltı yönlendirme algoritmaları kendiliğinden devreye girmiş olabilir. normalde yalnızca en uç senaryolarda uyanmaları gerekiyordu: kimliğin çözülmeye başladığı anlarda, zihne yabancı bir düşünce sızdığında ya da bellek izinsiz yoklandığında. sistem kayıtlarında tetikleyici dışarıdan değil içeriden gelmiş gibi görünüyor. zihnim, tehlikeyi benden önce sezmiş olmalı.

bilincimin karanlık alt katmanlarında, benim yazdığım ama artık hatırlayamadığım kodlar çalışıyor. ben hâlâ buradayım ama merkezde değilim. kendi kafatasımın içinde çalışan otonom bir savunma makinesinin pasif bir tanığıyım. yine de bu, yabancı bir iradenin zihnime uzaktan erişim sağlamasından daha güvenli.

kendi kodum ne kadar bozulmuş olursa olsun düşman protokollerini tanıyacaktır.